Komşu İlişkileri Şenlikli İdi

Kadınlar erkeklere ait alanlara pek fazla girmez evin dışında da kendilerine ait mekanlar oluştururlardı. Ev ziyaretleri haricinde başlıca faaliyetleri hamam eğlenceleri ve mesire gezintileriydi.

Komşu İlişkileri Şenlikli İdi
HURİYE KARNAP 

Osmanlı zamanında yabancı kadın ve erkekler sadece evlerde değil; gezme, eğlenme gibi hayatın diğer safhalarında da birbirlerine pek karışmazlardı. Haremlik-selamlık, hayatın her alanında zarif bir düzenle hissettirirdi kendini. Kadınlar vakitlerinin çoğunu evde geçirir; misafir ağırlar, eş ve çocuklarıyla ilgilenir, bazen gündelik işler için bazense düğünde, doğumda komşularıyla bir araya gelerek sohbet ederdi. Gün bitimiyle bitmeyen komşuluk muhabbetinin akşamları da sürdüğü olurdu. Osmanlı kadını “… Döşekleri yapıp hazırladıktan sonra fenerini ve kapının kol demirinde asılı gece feracesini giyer, başına bir namaz bezi örter, ayağına altı silik, eski bir nalın takar, komşuya gider. Kocasının döneceği saatten en az yarım saat önce komşusuna ‘Cümleniz Rabbi’ye emanet olunuz, sizi de beklerim kardeşim’ der ayrı­lır”dı.

Bu yaşam tarzını yazar Elizabeth Cooper şöyle yorumluyor: “Kadınlar kelimenin hiçbir manasında tutsak olmadıkları gibi, kimi zaman bazı kişilerin bizi inandırmak istediklerinin tersine, kafesli pencerelerin ardından çıkmak için can atıyor da değillerdi. Bu mahremiyet hali Müslüman kadına ağır gelmez, hatta mahremiyetinin bozulması herkesten önce onu kızdıracaktır; çünkü böyle bir şey onun kocasının gözündeki kıymetini kaybettiği anlamına gelir.”

Kadınlar kendi aralarında güzel vakit geçirmeyi bilirlerdi. Erkeklere ait alanlara pek fazla girmez; yalnız evde değil, evin dışında da kendilerine ait mekanlar oluştururlardı. Ev ziyaretleri haricinde başlıca faaliyetleri hamam eğlenceleri ve mesire gezintileriydi.

Hamam Eğlenceleri

İstanbul’da her mahallede bulunmakla birlikte sarayların ve konakların da kendine özel hamamları vardı. Fakat sosyal ilişkiler açısından herkese açık halk hamamları, kadınlar arasında daha fazla rağbet görürdü. Osmanlı kadınları haftada bir hamama giderlerdi. Küçük çocuklarını da götürür, yanlarında hamam için gerekli havlu, leğen, sabun, tarak gibi malzemelerin bulunduğu bohçaları taşırlardı.

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Kasım 2017 sayısında.