Dama Atılan Pabuçlar Hatrına

Ben okul öncesi çağlardayken (Henüz, tarafımca yazılı tarihe geçilememişti yani.) bir yeğenim dünyaya geldi. Bilirkişi komşular heyeti bana sıklıkla, “Senin de pabucun dama atıldı artık” demekteydi.

Dama Atılan Pabuçlar Hatrına
ELİFE ATEŞ

Ben okul öncesi çağlardayken (Henüz, tarafımca yazılı tarihe geçilememişti yani.) bir yeğenim dünyaya geldi. Bilirkişi komşular heyeti bana sıklıkla, “Senin de pabucun dama atıldı artık” demekteydi. Çocuk zihnimde bu olay tam bir film şeridi gibi şu şekilde cereyan etmekteydi: Ayşe Teyze eline benim pabuçlarımı almış, hızlı bir şekilde Ali Hoca Emmi’nin damına doğru savuruyor! Bana her, “Senin de pabucun dama atıldı artık” dediklerinde, zihnimde bu film oynuyor. Velhasıl ne Ayşe Teyze’yi anlayabildim ne de Ayşe Teyze’nin benim pabuçlara garezini. Ta ki yaş kemale erip de deyimlerle haşır neşir olana kadar…

Osmanlı’da bildiğiniz üzere esnaf teşkilatı sıkı çalışırdı. Kontrol mekanizmaları tıkır tıkır işlerdi. Pabuç yapmakla meşgul tayfa eğer işlerinde bir kusur etmişler ise kusurlu pabuçlar dama atılırdı. Pabucun dama atılması o esnafın maddi manevi iflas bayrağını çekmesi anlamına gelirdi. O nedenle ayakkabıcı esnafı kusurlu üretim yapmaya kolay kolay cesaret edemezdi. Onlarda vuku bulan bu hadise de bize “itibar kaybetme” anlamında bir deyim olarak miras kalmış belli ki.

Buradan, tüm Ayşe Teyzelere ve “pabucu dama atılmış” da ne olduğunu bi’ türlü anlayamamış masum sabilere hürmetlerimi iletiyorum. Ayşe teyzeler, uslu durun! Pek sevimli sabiler, aklınıza mukayyet olun!

Faka Basmak

Faka basmak deyimini hepiniz bilirsiniz. Peki, nedir bu “fak”, onu bilir misiniz? Fak “tuzak” demektir ve kendisi Arapça bir kelimedir. Ol hasepten “faka basmak” da kurulan tuzağa düşmek, oyuna gelmek, aldanmak manalarına gelivermektedir.

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Ekim 2017 sayısında.