Abdestin Müstehap ve Edepleri

Efendimiz (s.a.v), “Şüphesiz ki benim ümmetim kıyamet gününde, abdest izlerinden dolayı yüzleri nurlu, elleri ve ayakları parlak olarak çağrılacaktır. Yüzünün nurunu artırmaya gücü yeten kimse bunu yapsın” (Buhari, Vudu, 3) buyurarak abdeste müdavim olmaya, abdestin sünnet üzere alınmasına ve edeplerine riayet edilmesine dikkat çekmiştir.

DR. HÜSEYİN OKUR

Müstehap veya mendup; sevilen, yapılması uygun olan, işlenmesi teşvik edilen eylemlerdir. Dinen yapılması iyi sayılmakla birlikte yapılmamasında sakınca olmayan ve Peygamberimizin (s.a.v) bazen yapıp bazen terk ettiği işlerdir. Müstehap ya da mendup, edep ve fazilet kapsamında değerlendirilmiştir. Çoğunluk Hanefi uleması müstehap, mendup ve edep arasında bir ayrım gözetmemişlerdir. Hatta bazen müstehaba sünnet de denilmiştir.

Müstehap ve edep cinsinden olan fiillerin terk edilmesi ve bunun alışkanlık haline getirilmesi kimi alimlerce kerih görülmüş, bazılarınca ise hilaf-ı evla olarak nitelendirilmiştir. Bunları yapmak, özürsüz terk etmekten evladır. Abdeste dair müstehap ve edep olarak nitelendirilen fiiller, abdestin faziletleri olarak zikredilmiştir. Bunun sebebi, bu fiillerin abdeste kemal sağlamasının yanında kişiye ecr-i mükafat da vermesidir.

Efendimiz (s.a.v), “Şüphesiz ki benim ümmetim kıyamet gününde, abdest izlerinden dolayı yüzleri nurlu, elleri ve ayakları parlak olarak çağrılacaktır. Yüzünün nurunu artırmaya gücü yeten kimse bunu yapsın” (Buhari, Vudu, 3) buyurarak abdeste müdavim olmaya, abdestin sünnet üzere alınmasına ve edeplerine riayet edilmesine dikkat çekmiştir. Bir başka hadislerinde de,“Kim güzelce abdest alırsa, o kimsenin günahları tırnaklarının altına varıncaya kadar bütün vücudundan çıkar” (Müslim, Taharet, 11) buyurmuştur.

Güzelce abdest almak demek, onun farzları dışındaki sünnetlerine ve edeplerine de riayet etmektir. Fakihler, abdeste dair bazı müstehap ve edepleri tasnif ederek bunların uygulanmasının fazilet açısından güzel olacağını söylemişlerdir. Tavsiye edilen bu fiillerin hepsinin bir abdestte yapılması mümkün olmayabilir. Ancak farklı zamanlarda bu fiilleri uygulamak tavsiye edilmiştir.

1. Özür sahibi olmayan kimsenin, vakit girmeden önce abdest alıp namaza hazırlanması. Özür sahibinin abdestini vakit girdikten sonra alması gerekir. Vakit girmeden abdest almak.

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Ekim 2017 sayısında.