Hayatı Güzel Yaşamak İçin Adabımuaşeret

Güzel davranışlarla, iyilik yolundaki mücadelemizle dünyamızı güzelleştirelim. Çünkü güzel geçim ancak böylece mümkün olur. Edep ile dünya yolculuğumuzu kıymetlendirelim. Yoksa insanlar arasında ve hak katında ne kıymetimiz ne de değerimiz kalır.

Hayatı Güzel Yaşamak İçin Adabımuaşeret
EYYÜP BEYHAN

Hayatımızın her anında, sürekli iletişim içindeyiz. Kendimizle, ailemizle, akrabalarımızla, komşularımızla daima paylaşımlarda bulunuyoruz. Ama önce kendimizle paylaşıyoruz bu hayatı. Kendimizle kurduğumuz iletişimin niteliği diğer ilişkilerimizin temelini oluşturuyor aslında. Kendimizi tanımak -tasavvuf erbabı buna “kendini bilmek” diyor- iyi, güzel ve kötü huylarımızı bilmek iç iletişimimizdeki kilit nokta. İletişimdeki bu ilk basamaktan sonra ise kendi dışımızdaki insanlarla iletişim kurma basamağına geçiş yapıyoruz.

Alemde bir etki-tepki kanunu var. İnsanlar arasında da buna şahit oluyoruz. Seviyorsak, seviliyoruz. Nefret ediyorsak, nefret ediliyoruz. Kızıyorsak, kızdırıyoruz. Aşağılıyorsak, aşağılanıyoruz. Yardım ediyorsak, yardım görüyoruz… Yaptığımız davranışların bir yankısı da bize dönüyor. İletişime geçtiğimiz kişiler ayna vazifesi görüyor bir bakıma. Öyleyse aynadaki görüntümüzü çirkinleştirmeyelim. İki cihan güneşi Fahri Kainat Efendimizin, “Mümin müminin aynasıdır” (Ebu Davud, Edeb, 49) sözünü hatırlayalım. Güzel davranışlarla, iyilik yolundaki mücadelemizle aynalarımızı güzelleştirelim. Çünkü güzel geçim ancak böylece mümkün olur. Edep ile dünya yolculuğumuzu kıymetlendirelim. Yoksa insanlar arasında ve Hak katında ne kıymetimiz ne de değerimiz kalır. Fahri Kainat Efendimizin (s.a.v), “Mümin cana yakındır. (İnsanlarla) yakınlık kurmayan ve kendisiyle yakınlık kurulamayan kimsede hayır yoktur” (Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 2/400) hadisi, evde yahut işte güzel geçimli olmamız gerektiğini bizlere hatırlatıyor. Bulunduğumuz çevre her neresi olursa olsun, güzel geçimli olmamızın sırrı ise adabımuaşeret kurallarını bilmekten, yaşamaktan geçiyor.

Adabımuaşeret Neden Önemli?

İnsan, yaratılış itibariyle sosyal bir varlık. Bu hayatı tek başına yaşaması mümkün de değil. Bir aileye, bir çevreye ihtiyacı olan insan; doğumundan itibaren insanlarla etkileşim ve iletişim halindedir. Bu iletişimde ise mensup olduğu kültürün, gelenek ve göreneklerin kendisine yüklediği ve dikkat etmesi gereken kurallar vardır elbet. Bu kurallara genel olarak “adabımuaşeret” denilir. Aileden başlayarak toplumun her kademesinde hayata ve güzel geçime dair adabımuaşeret kurallarına dikkat edenler, sevilir ve kabul görür. Aksi davranışta bulunanlar ise hiçbir yerde tutunamaz. İnsanların iletişim dahi kurmak istemediği kişiler haline gelir.

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Ekim 2017 sayısında.