Tövbesine Sadık Tuhfe (rh.a)

SELİM  UĞUR

Tuhfe (rh.a) miladi 9. yüzyılda Bağdat’ta yaşamış, tövbesiyle meşhur saliha bir hanımdır. İyi yetiştirilmiş bir genç kız olan Tuhfe, gençlik çağında bir savaş sonucu esir düşmüş, pazarda satılmış ve böylece cariye olarak bir hanede hizmet etmeye başlamıştır. Tuhfe, evin hizmetini yapmakta; böylece yeme, içme, barınma ve korunma gibi temel ihtiyaçlarını karşılayabilmekteydi. Ancak iyi yetişmiş olması hemen dikkat çekmişti. Kısa sürede ud çalarak sazendelik yapmaya başladı. Kalabalık eğlence meclislerine katılırdı. Herkesin gülüp eğlendiği günah meclislerinde yalnızlık duygusu ve gurbet acısı yaşıyordu. Kimsenin kendini anlamadığını, dinlemediğini, herkesin kendi sefasında olduğunu düşünüyordu. Zamanın sosyal şartları çok ağırdı, içinde bulunduğu durumdan kurtulma ümidini dahi taşıyamıyordu. Yalnızca gürültülü ortamların yüzü güleç, yüreği sancılı bir cariyesi konumundaydı. Öte yandan bulunduğu ortamlarda, içten içe hep Allah Teala’ya yönelme ihtiyacı hissediyordu. Çünkü insanlar ud çalan bir cariyenin halini bilmez ve umursamazdı. Ancak yüce Allah’ın her şeye gücü yeterdi. Kulunun aczini görürdü. Onun gece karanlığında döktüğü gözyaşını, canını yakan kalp sızılarını bilirdi.

Kötü Ortamlardan Kurtulmak İstiyordu

Rabbini kendisine yakın hissediyordu ancak yaşadığı ortam, yaptığı iş, içtimai hayatı Allah’ın rızasına uygun değildi. İçinde bulunduğu durum nedeniyle kıvranıyor ancak ne yapacağını, nasıl bir yol izlemesi gerektiğini bilmiyordu. Namı Bağdat’ı da aşan büyük Şeyh Seri Sakati’yi (k.s) ve onun yüksek hallerini işitmişti. O, insanların Allah için sevip etrafında toplandığı bir veli kul idi. Onun halka yol gösterdiğini, günahkar kimselerin tövbelerine vesile olduğunu biliyordu. Bu zatın muhabbeti ve hürmeti kalbinde belirmişti. O Allah dostu hatırına geldikçe ağlardı.

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Eylül 2017 sayısında.