Ekolojik Dengenin Sevimsizi: Sivrisinek

Sivrisinekle savaş halinde geçmiş bir gecenin sonunda özünüzde ne kadar mülayim biri olsanız da bu canlılar, içinizde uyumakta olan caniyi uyandırmış ve sizi zombiye çevirmiştir.

AYŞENUR USLU

Pek sevgili okuyucularım, hepinize sevgi ve selamlarımı sunar, geçen aydan söz verdiğim üzere uçucu mahlukatlardan olan “sivrisinek” konusuna başladığımızı müjdelerim.

Araştırmamıza ansiklopedik bilgilerle başladığımızda bu sivrisineklerle ilgili enteresan sonuçlara ulaşıyoruz. Mesela zibilyon yıldır yaşıyorlar. Yani koskoca dinozoru ısıran sivri ile sizi ısıran sivri tıpatıp aynı! Ayrıca kendileri dünyada en çok insan ölümüne sebep olmuş canlılarıdır. Nice savaşlar ve hastalıklar bile bu kadar ölüme yol açmamıştır. Adının Bakara suresinde geçiyor olması da bu sevilmeyen sinek hakkında şaşırtıcı bir bilgidir.

Tüm Kan Gruplarına İştahla Sondajlama Yaparlar

Ekolojik dengenin sevimsizi, bu nesli tükenmeyesiceler (tükenirlerse denge mahvolur); mart ayı gibi sezon açan, sonbahar ile de ortalıktan kaybolan; çift kanatlıgillerden bir böcüktür. Dişisi sokucu, erkeği uçucudur. Topu topu iki günlük ömürleri vardır ve bu kısa ömürde misyonları memeli varlıklardan kan emmektir. Umduğunu değil bulduğunu yiyen, gani gönüllü yaklaşımları ile tüm kan gruplarına iştahla sondajlama yaparlar. Yine de hiç dokunmadıkları insanlar da vardır ve bu uzak kalışların sebebi cidden merak konusudur. Acaba bize mesaj mı veriyorlar?

Aslına bakarsanız muhterem okuyucularım, bu sivrisinekler hakkında kafam son derece karışık. Düşününce; kanımı emdikten sonra “benim kanımdan” olan bu sinekle bir nevi akraba oluyorum ve onu korumam gerektiği hissine kapılıyorum; diğer taraftan ise -farklı bir mantıkla bakacak olursam- bu sivrisinekler benim “kan davalım” da olabiliyor ve her birini duvara yapıştırasım geliyor.

Cüssesine Bakmadan İnsana Musallat Olur

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Eylül 2017 sayısında.