“Dünya’nın Merkezi”ne Yolculuk

Saat iki kırk civarı, umutsuzca bir kez daha basıyoruz “sonuç gösterme” butonuna. O an geçen birkaç saniye birkaç yıl gibi geliyor her birimize. Ve şaşkın, herkes birbirine sarılıyor: “Dünya’nın Merkezi’ne yolculuk yapmaya, 119. Sıradan hak kazandınız!”

RÜMEYSA OĞUZ

Gece tam da uyumaya hazırlanırken çalıyor telefonum. “Hayırdır inşallah” diyerek, biraz endişeyle mutfağa doğru koşuyorum hemen. Mutfak tezgahındaki telefonu heyecanla kapıp “Alo” diyorum. Karşıdaki ses benden daha heyecanlı; “Yarın” diyor, “Sonuçlar açıklanıyor. Öğleden sonra bizde ol muhakkak. Yine olmazsa dostluğunuza ve tesellinize ihtiyacım olacak.” Yatağa uzandığımda beş dakika önceki uyuma isteğimden eser kalmadığını fark ediyorum. Sabah ezanına dek bir sağa bir sola dönerek, gözlerimi sımsıkı kapatıp uyumaya çalışsam da olmuyor; uyumayı başaramıyorum. Nihayet ezanı duyduğumda yerimden doğrulup abdestimi alıyor ve seccademin başında dostumu düşünmeye başlıyorum. Bu sene tam altıncı yılı. Altı yıldır nasibinin peşinden koşup bir imtihanı vermeye çalışıyor ama heyhat! Bu sene tam altıncı yılı, dile kolay. Bu altı yılda neler olmadı ki… Dostumun orta sona giden oğlu üniversiteli oldu mesela. Annesini kaybetti, yeni bir eve taşındı, altı yıl yaşlandı… Ama bu imtihanın ilk basamağını bile geçmek nasip olmadı.

Namazdan sonra, biraz olsun dalmayı başarsam da sabah erkenden yine açıyorum gözlerimi. Öğleye kadar evin içinde dolanıp kendime vakit geçirecek bir iş icat etmeye çabalıyorum. Mutfak dolaplarını siliyor, tencerelerin yerini değiştiriyor, “Yok, bu olmadı” diyerek tekrar eski yerine koyuyor; velhasıl her zaman birbiriyle yarışırcasına hızla dönen akrep ve yelkovanın bu aheste yavaşlığına anlam veremeden, gözüm saatte öğle ezanını bekliyorum. Namazdan sonra istikamet dostumun evi… Tek heyecanlananın ben olmadığımı içeri girince anlıyorum. 

Bugünü Çok Bekledin Ama Sonunda Oldu

Sonra tatlı bir telaş başlıyor hepimizde. Canımız, cananımız, dostumuz nihayet bir ömür hasretini çektiği ve altı yıldır sonucunu beklediği bu imtihanın ilk basamağını kazanıyor. Hızla hazırlıklarını yapmaya başlıyor.

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Eylül 2017 sayısında.