“Allah Razı Olsun” Densin Yeter Bana

Fatma Karaağaç 67 yaşında, çocukluğu Isparta’nın Sücüllü köyünde geçmiş. Şimdi İstanbul’da yaşıyor.

SEVDA DUMAN

Fatma Karaağaç 67 yaşında, çocukluğu Isparta’nın Sücüllü köyünde geçmiş. Şimdi İstanbul’da yaşıyor. Vaktizamanında Ispartalı her genç kız gibi halı dokumayı öğrenen Fatma Teyze, bu maharetin üzerine bir de terzilik yapıyor ama hayır amaçlı… Uzunca bir müddet kayınvalidesinin kayınvalidesine bakmasına rağmen Fatma Teyze’nin sözlerinden eskilerdeki geniş ailenin güzelliğinin hakikaten bir başka olduğunu anlıyoruz. 48 yıldır kayınvalidesine bakıyor olmasından ise vefa duygusunun nasıl bir şey olduğunu…

Eğlenmek İçin Körebe Oynardık

Eskiden, o zamanlar yeni gelinim, tabii ne televizyon ne internet!.. Bir şey yok. Evdeyiz, genç kızlar var, ben de gencim. Akşamları nohut kavururduk, çerez niyetine yerdik.

Bir de eğlenmek için körebe oynardık. Eşim, görümcelerim, ben körebe oynardık. Eşim de daha genç, askere bile gitmemişti o vakitler. Kanımız kaynıyor, genciz. Öyle kendi aramızda evde ailece eğlenirdik.

“Allah Razı Olsun” Densin Yeter Bana

Ben terziyim yavrum. On dört yaşından beri terzilik yapıyorum. Para da kazandım. Ev halkının her şeyini ben dikerdim. Dışarı da dikerdim; siparişler alır, diker teslim ederdim.
Şimdi artık Allah rızası için yapıyorum terziliği. Kimseden para almıyorum. Hayır kermeslerine yapıyorum ya da benden bir şey istenince dikiyorum. Konu komşuya dikerim; etek, elbise, çarşaf dikerim; hediye ederim. “Allah razı olsun” densin yeter bana.

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Eylül 2017 sayısında.