Zikreyat

Takvimler 15 Temmuz 2016’yı gösterdiğinde, bu memleket hiç ummadığı bir hadiseyle karşı karşıya kaldı. O gece milletin silahını, tüfeğini, tankını ve uçağını eline geçirmiş bir grup vatan haini; gözlerini hiç kırpmadan halka silah doğrulttu.

DR. HÜSEYİN OKUR

Takvimler 15 Temmuz 2016’yı gösterdiğinde, bu memleket hiç ummadığı bir hadiseyle karşı karşıya kaldı. O gece milletin silahını, tüfeğini, tankını ve uçağını eline geçirmiş bir grup vatan haini; gözlerini hiç kırpmadan halka silah doğrulttu. Erkeğiyle kadınıyla, genciyle yaşlısıyla sokaklara döküldüğümüz; önce vatan diyerek gözyaşı döktüğümüz, yüzlerce şehit ve binlerce yaralı verdiğimiz bir felaketin yıl dönümündeyiz. Ve pek çok zikreyatı var bizim için. Hatırlarsanız o elim hadiseden sonra günlerce hatta bir aydan daha fazla bir süre sokakları boş bırakmadık. Sabah namazlarına kadar vatan için bekledik. Meydanlarda, parklarda yattık, uyuduk. Sabah oldu işimize gittik, akşam eve gelip de bir iki lokma atıştırdıktan sonra elimizde bayraklarla sokaklara çıktık. Bizler necip bir milletiz; hep hayrı tavsiye ederiz, Yunus Emre’nin öğütlerine kulak verip hep güzeli görürüz; gönül eri olmak, gönle talip olmak isteriz, kötüye kulak bile asmayız, var git işine deriz. Bu sebeple kötüyü hatırlamak bile istemeyiz.

15 Temmuz hain darbe, işgal ve iç savaş girişiminin üzerinden tam bir yıl geçti. Bu sayımızda 15 Temmuz’u kapak dosyamıza taşıdık; hatırlamamız gerekenler üzerine Gülcan Tezcan, “Şerden Doğan Hayır: Millet Olmayı Hatırladık” başlıklı yazıyı kaleme aldı. Şehitlere, yakınlarına ve gazilerimize olan vefa borcumuzdan söz etti… 15 Temmuz elbette unutulacak bir hadise değildir. Bizler için pek çok dersleri muhtevi olan, şerrin hayra tebdil edildiği bir vakıadır. Allah’ın muradının her şeyin üzerinde olduğunun, mühlet verip ihmal etmeyeceğinin ispatıdır.

Ağustos sayımızda tekrar bu sayfalarda buluşmak üzere…

Allah’a emanet olunuz.