Şehitlik ve Şahitlik

“Şehidin Allah nezdinde altı tane özelliği vardır: Kanının ilk damlası ile birlikte ona mağfiret olunur. Cennetteki yerini görür, kabir azabından korunur, en büyük korkudan yana emin olur. Ona iman süsü giydirilir ve akrabalarından yetmiş kişi hakkında şefaatçi yapılır.” (Ahmed b. Hanbel, El-Müsned, 4/131)

Semerkand Aile Dergisi - Fıkıh
DR. HÜSEYİN OKUR

Bir toplumu esas önemli yapan, onu diğerlerinden ayrıştıran sahip olduğu manevi değerlerdir. Bu öyle bir şeydir ki kişiden kişiye göre değişmez; herkesin sahiplendiği bir olgudur. Bu manevi değerlerin kıymeti onun kalplerdeki yeri ve önemi kadardır. Mesela şehitlik… Bırakın bütün bir dünyayı, hiçbir İslam ülkesinde bu kavram, halkı tarafından Türkiye’deki kadar ne yaşanmış ne de bilinmiştir. O yüzden bir Türk yabancı bir memlekete gittiğinde “şüheda evladı” diye çağrılır ve alnından öpülür.

Normal ölümle ölen kimseye “öldü” yahut “vefat etti” denir. Allah yolunda hayatını feda eden kimseye de “şehit” oldu denir. Şehit, Allah rızası için, O’nun yolunda canını feda eden Müslümana verilen isimdir. Ona bu ismin verilmesinin sebebi, cennetlik olduğuna şahitlik edilmiş olması veya onun Yüce Allah’ın huzurunda yaşıyor bulunması yahut ölümü sırasında meleklerin hazır bulunması, Allah tarafından çeşitli mükafatlarla mükafatlandırılmış olmasıdır.

Şehitlik Muhammed ümmetine tahsis edilmiş büyük bir mertebedir. Şehitlerin Allah katında kadir ve kıymetleri pek yücedir. Ahirette en büyük rütbenin Peygamberlikten sonra şehitlik olduğu belirtilmiştir.

Kur’an-ı Kerim’de, “Allah yolunda öldürülenlere ‘ölüler’ demeyin. Bilakis onlar diridirler, lakin siz anlayamazsınız” (Bakara, 154) buyrulmuştur. Peygamber Efendimiz de (s.a.v) bir hadislerinde, “Peygamberler cennettedir, şehitler cennettedir, çocuklar cennettedir” (Ebu Davud, Cihad, 25) buyurmak suretiyle şehitlerin sorgusuz sualsiz cennette olacaklarını müjdelemiştir.

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Temmuz 2017 sayısında.