Reçel Yapan da Vardı Naat-ı Şerif Yazan da

Bir zamanlar mutfak robotu kullanmadan nar tanelerini döven kadınlar vardı. Elbette bu hanımların maharetleri sadece mutfak işlerine has değildi. Bazıları ta yetişme çağında okuduğu muhammediye, kara davud, envarü’l-aşıkin gibi eserleri evvela kalplerine nakşedip ardından dize dize naat-ı şeriflere döktüler.

Semerkand Aile Dergisi - Reçel Yapan da Vardı Naat-ı Şerif Yazan da
HURİYE KARNAP 

Bugün sofralarımızda yapay aromalı meşrubatlar, reçeller, envaiçeşit hazır gıda var. İşin kötüsü sadece çocuklarımız değil, biz de alıştık bunlara. Gerçi şerbete, reçele ayıracak vaktimiz de kalmadı ama…

Bir zamanlar mutfak robotu kullanmadan nar tanelerini döven kadınlar vardı oysa. Elbette bu hanımların maharetleri sadece mutfak işlerine has değildi. Bazıları ta yetişme çağında okuduğu Muhammediye, Kara Davud, Envarü’l-Aşıkin gibi eserleri evvela kalplerine nakşedip ardından dize dize naat-ı şeriflere döktüler.

Tutumlu ve Hünerliydiler

Eskiden kadınlar her ihtiyacı evden temin etme becerisine sahip olmak için, -ev işlerini bir ev hanımının tek başına yapabilmesi çok önemli olduğundan- henüz genç kızken çarşıya başvurmadan evi idare etmek üzere yetiştirilirlerdi. Haliyle tasarruf ve iktisada son derecede dikkat ederek geçinir, fazla harcama yapmaktan ve borca girmekten sakınırlardı. Harçlıklarını arttırır, ellerinde “Ne olur ne olmaz” diyerek para bulundururlardı. Çok tutumlu olan bu ev hanımları, sırası gelince birbirlerine tutumluluğun önemine dair “Herkes yorganına göre ayak uzatmalı, açılacak zaman mı?”, “Var evi, kerem evi; yok evi, elem evi”, “Varlığa darlık olur mu?”, “Ak akçe kara gün içindir” gibi sözler ederlerdi.

Mevsiminde hazırlanıp saklanan çeşitli yiyeceklerle geçinmeyi kolaylaştırırlardı; üvez, muşmula, nar, ayva, kavun gibi meyveler hevenk yapılıp evin uygun bir yerine asılarak saklanırdı. (Hevenk; bir ipe, bir çubuğa geçirilmiş, dizilmiş veya birbirine bağlanmış yaş meyve ve sebze bağıdır.)

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Temmuz 2017 sayısında.