Ebeveyn Bilinçli Olursa Çocuk Kanaatkar Olur

Ebeveyninin ihtiyaçlar karşısındaki üretkenliğini gören, alışveriş yapmak dışında çareler de olduğunu gözlemleyen çocuk anne babasının bu davranışını örnek alacak ve zamanla bilinçli tüketici alışkanlıklarını edinecektir.

Semerkand Aile Dergisi -Ebeveyn Bilinçli Olursa Çocuk Kanaatkar Olur
ELİF ÖZDEMİR

Mevcut sistem sürekli daha çok tüketmemizi, her şeyin son modelini satın almamızı, mütemadiyen harcamamızı ve borçlanmamızı istiyor bizden. Elimizdekilerin bize yetmeyeceğini, daha fazlasına ihtiyaç duyacağımızı fısıldıyor. Her gün yeni bir moda akımı türüyor, yapay gereksinimler çıkıyor, kredi kartlarımızın sayısı artıyor. Üstelik sadece para ve eşyalar değil, içinde bulunduğumuz zaman ve ilişkiler de hızlı tüketim kanunlarına kurban ediliyor. Vicdanımız elbette bir şeylerin yanlış gittiğinin farkında. Hiçbir nimeti israf etmemenin ve ihtiyaçtan fazlasına musallat olmamanın huzuruyla geceleri başımızı yastığa rahatça koyabilmek istesek de orta yolu bulmakta güçlük çekiyoruz.

İşte tüm bu ikilemden sıyrılmayı sağlayacak, bize her durumda rehberlik edecek, makul ve uygulanabilir bir ölçü gerekiyor. Zira gittikçe yaygınlaşan tüketim çılgınlığına kapılıp hayatı kendine zindan edenlerin sayısı gün geçtikçe artıyor.

Tüketim Çılgınlığının Nedenleri

Uzman Klinik Psikolog Emre Özdemir’e göre aşırı tüketimin pek çok nedeni bulunuyor. Kimi zaman yalnızlığı ya da can sıkıntısını gidermek için kimi zamansa stres ve mutsuzlukla başa çıkmak için alışveriş yapıyor, elimize geçen her imkanı tüketiyoruz. Filanca ürünü aldığımızda daha mutlu olacağımızı söyleyen reklamların etkisi altında kalıyoruz. İçinde bulunduğumuz sosyal gruplara ayak uydurmak, onların bir parçası gibi görünmek ve aidiyet hissetmek amacıyla markalı ürünler alıyor, prestij kaygısıyla gücümüzün üzerinde harcamalar yapıyoruz. “Buna gerçekten ihtiyacım var mı?” diye düşünmeden bir sürü eşya biriktiriyor, sürekli daha yenisini istiyor ve bu döngüyü çoğu zaman sorgulama ihtiyacı bile hissetmiyoruz. Ancak dolaplarımızdaki boş yer azaldıkça içimizdeki boşluk büyüyor ve noksan taraflarımızı satın aldığımız eşyalarla doldurmaya çalışıp her seferinde başarısız oluyoruz.

Yetişkin halimizle başa çıkamadığımız bu durum, yazık ki çocuklarımızı da etkiliyor. Anne babasının tüketim alışkanlıklarını birebir kopyalayan çocuklarda zamanla doyumsuzluk ve mutsuzluk baş gösteriyor. Bu nedenle önce ebeveynlerin sağlıklı hareket etmeyi, tüketim tuzaklarına düşmemeyi öğrenmeleri gerekiyor.

Hiç mi Satın Almayacağız?

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Temmuz 2017 sayısında.