Eve Dönüş

“Ne misafiri!” dedi Sinan’a usulca, “misafir olan sendin. Şimdi eve dönüyoruz. Seni eve götürmeye geldim.”

Semerkand Aile Dergisi - Eve Dönüş
RÜMEYSA OĞUZ

Durdurduğu taksiye telaşla binmeye çalışan Sinan, elindeki koca evrak çantasını ve bilgisayarı taksinin arka koltuğuna fırlattı ilkin. Ardından kendi de hızla taksiye binip henüz nereye gideceğini söyleme fırsatı bulamadan çalan telefonu açtı. Telefondakine beklemesini söyleyip taksiciyi yönlendirdikten sonra başladı konuşmaya, “Sorma yahu, bu yoğunlukta bir de arabam bozuldu. Toplantıdan çıktım şimdi, şirkete geçeceğim. Akşam bizde görüşürüz inşallah… Ben seni sonra arayayım kardeşim, şirket hattım çalıyor.”

Yol boyunca müşterisinin telefon konuşmalarını mecburen dinleyen taksici kendi kendine söylendi. “Hayret vallahi, hiç bu kadar konuşanını da görmedim. Adamın iki telefonu var, arabaya bindiğinden beri ikisi birden çalıyor. Yirmi dakikalık yolda benim kafam şişti. Bu adam böyle nasıl yaşıyor acaba?” Nihayet gidecekleri yere vardıklarında, koşar adımlarla yüksek bir binaya girdi Sinan. Asansörün zemin katta olmadığını görünce, beklemektense merdivenlere yöneldi derhal. O hep böyleydi. Hiçbir zaman sakince oturduğunu gören olmamıştı. Hep bir yere yetişmesi gerekiyor gibi telaşla koşturur, daima çok yoğun olur, telefonu susmaz, işi asla bitmezdi. Esasında bu gayretinin ve çalışkanlığının ödülünü almıştı çoktan. Henüz 41 yaşında olmasına rağmen çok iyi bir şirketin üst düzey yöneticilerinden biriydi.

Sinan dinlenmeyi yahut kendine vakit ayırmayı düşündüğünde hemen önündeki bir işi hatırlar, o iş bitince artık bir süre dinleneceğine söz verir fakat kendine verdiği bu sözleri asla tutmazdı. Bitirmesi gereken işlerin arkası gelmez, Sinan da işlerini bırakıp hiçbir yere gitmezdi. Çoğu zaman işten eve dönmesi bile gece dokuzu-onu buluyor, o eve gittiğinde çocukları uyumuş oluyordu. Doğrusu evde her türlü imkanın olmasına rağmen karısı ve çocukları bu durumdan bir türlü mutlu olmuyordu.

Önce İşleri Yoluna Koyayım

Nihayet yedinci kata gelen Sinan merdivenlerden telaşla çıkmasından dolayı tıkanan nefesini açmak için kendini odasındaki koltuğa hızla bıraktı. Kravatını gevşetip masasındaki sudan birkaç yudum aldı.

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Mayıs 2017 sayısında.