Emine Gür 79 Yaşında

Teknolojinin her nimetinden faydalanıp yine de zaman yokluğundan şikayet ediyorsanız Emine Teyze’nin anlattıklarını dikkatle okumanızı tavsiye ederiz.

Semerkand Aile Dergisi - Tecrübe Konuşuyor
SEVDA DUMAN

Sakarya’da, Serdivan ilçesinin Beşevler köyünde yaşayan Emine Teyze, hayat hikayesiyle çalışkan Anadolu kadının portresini çiziyor bizlere. Teknolojinin her nimetinden faydalanıp yine de zaman yokluğundan şikayet ediyorsanız Emine Teyze’nin anlattıklarını dikkatle okumanızı tavsiye ederiz.

Kimsem Yok Ama Allahım Var

Ben köyde büyüdüm kızım. Bağ, bahçe, bayır… Şehiri nerde görecen? Benim bubam (babam) leçberdi, arabaya koştuk mu öküzleri, ben yederdim. Yürümeye başladık mı işte o kadarken öküzlerin peşine giderdik. Hayvan güderdik, tarlaya götürürdük hayvanları, otlatmaya. Çalışırdık biz. Bubamın işi çoktu. Biz de yetmezdik de insan götürürdü hep. Beş kardeştik, hepimiz bubama yardım ederdik. Hayat köyde böyle. Ama şimdi kimse kalmadı, hepsi öldü, bir ben hayattayım. Yalnızcacık kaldım. Kapısını açacak da kimsem yok. Ne ana ne buba, kardeş ne büyük ne küçük… Kimsem yok ama Allahım var.

Zor Koşullarda Yaşardık Ama Çok Şükrederdik

Hem tarla hem ev hem hayvan hem çocuk hepsine baktık işte. Ne kel odular ne kör. Büyüttük işte. Sabah kalkardım, sıvayıverirdim kolları. Sabah horantayı (ev halkı) doyururduk, hayvanları sağardık; sonra çocukları da yanımıza alır, tarlaya giderdik. Bir yandan emzirir, bir yandan da çalışırdık. Hepsi olurdu, yavaş yavaş hepsini yapardık. Yetiştiremeyince çağırırdık komşuyu, parasını verip yaptırıyorsun işini. Arada bir gün evde kalırdık; ev işleri, ekmek, çamaşır, bez yıkmak için. Ekmeğini yaparsın, ekmek öyle dükkandan değildi ki… Ekmeği, çamaşırı yaparsın; yarın da rahatça gidersin işine. Yağmur yağmadıkça geri kalan günler tarladasın. İnsanları rahat dürtüyor şimdi.

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Mayıs 2017 sayısında.