Üretemiyor Olmamız Bilinçli Tüketici Olmamıza Engel mi?

Nisan sayımızın kapak dosyasında üreticilik vasfımızı nerede kaybettiğimiz üzerinde duruluyor ve yeniden üretmenin nasıl mümkün olabileceği tartışılıyor.

DERYA ŞAHİN

“Eşim sadece pazar günleri boş, onda da çocuklarla AVM’ye falan gidiyoruz işte” diyor otuzlarında olan, iki çocuklu bir anne. Tek boş günlerini çocukları AVM’ye götürerek değerlendirdiklerini anlatmak istiyor. Esasında bunun bir değerlendirme değil harcama olduğunu aklına bile getirmiyor, pek çoğumuz gibi… Günü harcama, parayı harcama, enerjiyi harcama hatta çocukların geleceğini harcama aslında bu. Tüketimin hayatın bu kadar merkezinde olduğu bir dönemde kaçınılmaz bir durum gibi gelse de en azından kendi hayatlarımızda bu olumsuz gidişata elimizden geldiğince dur demeyi bilmeliyiz. Hiç değilse boş zamanda koşa koşa AVM’ye gitmeyerek, hazır yiyecek ve giyecekler hatta diğer ihtiyaçlarda yapabildiğimiz kadarıyla kendi emeğimizi ortaya koyarak tüketici pozisyonundan üretici pozisyonuna geçebiliriz.

Nisan sayımızın kapak dosyasında üreticilik vasfımızı nerede kaybettiğimiz üzerinde duruluyor ve yeniden üretmenin nasıl mümkün olabileceği tartışılıyor. Gülcan Tezcan’ın hazırladığı dosyada uzman görüşlerine yer veriliyor ve üretici olamıyorsak bile en azından bilinçli tüketici olmamız gerektiği üzerinde duruluyor.

Bu ay masalların çocukların iç dünyasına sağladığı katkılar anlatılıyor Anne Baba Tutumları köşemizde. “Masal Çocuğun Daha Derin ve Sınırsız Düşünmesini Sağlar” başlığı ile hazırlanan yazıda, masalla tanışmış çocukların dini konuları daha kolay kavradığına dikkat çekiliyor.

Mayıs sayımızda yeniden görüşünceye dek hoşça kalın.

derya.sahin@semerkandaile.com