Masal Çocuğun daha Derin ve Sınırsız Düşünmesini Sağlar

Soğuk kış gecelerinde, üzerinde kestane, közünde mısır pişirilen sıcacık bir sobanın etrafına dizilerek, mandalina kabuğu kokusu eşliğinde masallar dinlemiş olanlar iyi bilir: Bir çocuk için koşulsuz sevgi ve sınırsız şekerden sonra en önemli ganimettir masallar.

Semerkand Aile Dergisi - Masal Çocuğun daha Derin ve Sınırsız Düşünmesini Sağlar
ELİF ÖZDEMİR

Soğuk kış gecelerinde, üzerinde kestane, közünde mısır pişirilen sıcacık bir sobanın etrafına dizilerek, mandalina kabuğu kokusu eşliğinde masallar dinlemiş olanlar iyi bilir: Bir çocuk için koşulsuz sevgi ve sınırsız şekerden sonra en önemli ganimettir masallar. “Bir varmış bir yokmuş, Allah’ın kulu çokmuş” sözüyle adım atılan, evvel zaman içinde var olan, pirelerin berberlik, develerin tellallık yapabildiği, ninemizin beşiğini tıngır mıngır sallayabildiğimiz bu acayip evren, bize bambaşka bir deneyim vadeder. Zamanı bükerek yepyeni diyarlara adım atmayı ve bu sayede gerçek hayatla farklı bir bağ kurmayı sağlar. Böylece masal kahramanı ile birlikte çıktığı heyecanlı yolculuk, çocuğun hayatını ve bakış açısını zenginleştirmeye başlar.

Bu noktada masalın nasıl bir üslupla sunulduğu, hangi unsurlardan oluştuğu ve neyi hedeflediği büyük önem kazanır. Yabancı menşeli hedef ve kaynaklardan beslenen, kültür ve inancımıza aykırı nüveler taşıyan, çocukları güzel ahlak yerine sakıncalı davranışlara yönlendiren masallar zararlı sonuçlar doğurabilir. Zira doğası gereği kişiliği etkileme gücüne sahip olan bu tür; kalbin en derinlerine nakşedilen, etkisi bir ömür boyu devam eden tortular bırakabilir. Bu nedenle ebeveyn ve eğitmenler; pedagojik ve ahlaki açıdan sakıncasız, milli ve manevi değerlere uygun, ruha şifa veren masallar anlatmayı tercih etmeli; iyi masalların tüm dünyayı değiştirebileceğini unutmamalıdır.

Masalla Tanışmış Çocuğa Dini Anlatmak daha Kolay

Çocuğun içindeki insana ve insanın içindeki çocuğa seslenen, hikmetin temsille anlatıldığı geleneksel masallarımız tarih boyunca türlü şekil ve isimlerle karşımıza çıkmışlarsa da her devirde özlerini korumuş, hakikati işaret etmişlerdir. Kadim geleneğimiz ve ilahi kaynaklarımıza dayanan bu metinlerin cevheri, aynı toprakta yetişmiş mahsuller gibi birbirine benzer.

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Nisan 2017 sayısında.