Elif Dedim Be Dedim

Pek sevgili okur kardeşlerim, hatırlayacağınız üzere bir evvelki sayımızda alfabemizi saymaya “be” harfinden başlamış idik. Şimdi sıra “elif”e geldi.

Semerkand Aile Dergisi - Elif Dedim Be Dedim
ELİFE ATEŞ

Pek sevgili okur kardeşlerim, hatırlayacağınız üzere bir evvelki sayımızda alfabemizi saymaya “be” harfinden başlamış idik. Şimdi sıra “elif”e geldi. Biz şimdi bir şeyi baştan sona okumak veya bilmek durumu için “A’dan Z’ye” kadar diyoruz ya eskiden “Elif’ten Ya’ya” kadar derlermiş. Eskiden dediğime bakmayın, bir 89 yıl öncesinden bahsediyorum… “Elifi elifine” de tıpatıp aynısı demekmiş. “Elif demeden fergaba çıkılmaz” deyimi de İnşirah suresinin “Yalnız Rabbine yönel” mealindeki son ayetine göndermeymiş.

Elif Okudum Ötürü

Hani Yunus Emre hazretlerinin (k.s) “Elif okudum ötürü” dizesi var ya o da elifin ötreli okunmasıyla Osmanlı Türkçesinde “O”nun yazılışına göndermeymiş mesela. “O” ise Allah için kullanılan Arapça “Hu” zamirine göndermeymiş. Elif ötreli okunca “O” yani “Hu” denmiş olurmuş; tabii Arapça değil Türki lisan ile… Gönlüne kurban olduğumun milleti…

Elif Çekmek

Bir elif çeksem acaba karşıki dağlara ne olur? Ben çekince kağıda çekerim. Kağıt bu, cürmü ne ola? Eskiden padişah dedelerimiz çocuk yaşta tahta çıkmış ise cülus törenlerinde alınlarına “elif” çizmek adet imiş. “Çizmek” bizim deyimimiz, onlar “elif” çekermiş. Divitle mürekkebi elinize alıp hat meşk etme teşebbüsünde bulundu iseniz çizmek ile çekmek arasındaki farkı bilirsiniz. Zira “elif” çizilmez, çekilir. Kadim zamanımızda akıllı ve güzel bebelerin alınlarına da elif çekilirmiş; nazar değmesin, güzel güzel büyüsünler diye…

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Nisan 2017 sayısında.