Bir Keşkül Hayat

Keşkülün fukara kelimesi ile anılmasının gerekçelerinden biri ihtiyaç sahiplerine dağıtılan keşkül tatlısının masrafının dervişlerin keşküllerinde topladıkları paralarla karşılanmasıdır.

Semerkand Aile Dergisi - Bir Keşkül Hayat
ZEHRA KORKMAZ

Bismillah deyip yazımıza başlarken keşkül desek, keşkül deyince aklımıza ne gelir desek. Pek çoğumuz, belki hepimiz sütlü bir tatlıdır diyeceğiz. Doğrudur, bugün keşkül ismini o tatlı için kullanırız. Süt, şeker, pirinç unu, nişasta ve patates unu ile yapılan bir tatlıdır keşkül. Tatlıya asıl lezzetini veren ise içine katılmış olan dövülmüş bademdir. Bu tatlıyı bir şekilde bilmiş olmalıyız. Peki, keşkül-i fukara? Onu bilir miyiz?

Osmanlı zamanında bu tatlının ismi keşkül-i fukaradır yani fukara keşkülü. Peki, neden bu tatlı, fukara ismiyle anılmaktadır? Keşkülün tarihine gittiğimizde bu sorumuza cevap bulmaktayız.

Keşkül-i fukara, Osmanlı mutfağının vazgeçilmez tatlılarından birisidir. Kanuni Sultan Süleyman zamanında besleyici ve tok tutucu olması ve kolay yapılması hasebiyle imarethanelerde fakirlere dağıtılırmış. İmarethane ve aşevlerinde dağıtılan bu tatlının masrafları da çoğunlukla keşküllerde toplanan paralarla karşılanırmış. Yazımıza konu edindiğimiz keşkül ise bu keşküldür ve uzun yolculuklar yapan dervişlerin su ve yemek kabı yani bir bakıma sefer tası olmasının yanında para da topladıkları kaplardır.

Yoksul Çanağı 

Keşkül kelimesi, Farsça bir kelimedir ve çanak manasında kullanılır. Keşkül-i Fukara da yoksul çanağı manasındadır. Keşkül kelimesi, omuz ve taşımak kelimelerinden meydana gelir. Omuza asılıp taşınan kabı ifade eder. Keşküllerin elde veya omuza asılarak taşınmasını kolaylaştırmak için, iki ucundaki metal halkalara bağlı zinciri vardır. Dervişler keşkülleri, zincirlerinden kollarına asarak taşırlardı. Boyunlarına taktıkları ya da ellerinde taşıdıkları da görülürdü. Fukara ise Arapça fakirler manasına gelen bir kelimedir. Keşkülün fukara kelimesi ile anılmasının gerekçelerinden biri ihtiyaç sahiplerine dağıtılan keşkül tatlısının masrafının dervişlerin keşküllerinde topladıkları paralarla karşılanmasıdır. Diğeri ve daha önemlisi ise kimi tekkelerde derviş eğitiminin bu para toplama yoluyla yapılıyor olmasıdır.

Allah’tan Yoksun İsen…

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Nisan 2017 sayısında.