Ailede Nafaka Sorumluluğu

Erkek ailenin reisi olmasıyla, aile kurumunun maddi ve manevi tüm ihtiyaçlarını temin etmekle yükümlüdür. Ayet-i kerimede aile reisi için koruyan, kollayan ve gözeten anlamında “Kavvam” denilmesinin sebebi de budur.

Semerkand Aile Dergisi - Fıkıh
DR. HÜSEYİN OKUR

Aile toplumun en küçük ama en önemli yapı birimidir. Aile fertlerinden karı kocanın birbirlerine karşı dini, ahlaki ve ekonomik pek çok hak ve yükümlülükleri vardır. Bu yükümlülüklerin yerine getirilebilmesi için İslam hukuku sistemin işleyebilmesi yönünde emir ve tavsiyelerde bulunmuştur.

Aile kurumu; işleyişini amaçlandığı şekilde sürdürebilmek için, hayatın içinde elzem olan birtakım sosyal gerekleri İslam’ın bir parçası olarak kabul eder. Bunlardan biri de aile bireylerinin zorunlu ihtiyaçlarının karşılanmasıdır. Temel olarak yiyecek, giyecek, barınma şeklinde sıralayabileceğimiz bu ihtiyaçlar “nafaka” ismiyle ifade edilmektedir.

Eşlerin ailedeki rolü Kur’an-ı Kerim’de “Allah’ın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılması sebebiyle ve mallarından harcama yaptıkları için erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudur. Onun için saliha kadınlar itaatkardır. Allah’ın korunmasını talep ettiği şeyleri kocalarının bulunmadığı zamanlarda da özenle muhafaza ederler” (Nisa, 34) ayetiyle beyan buyrulmuştur.

Rasulullah (s.a.v) da “Hepiniz çobansınız, hepiniz güttüğünüz sürüden sorumlusunuz. İnsanlara imam (önder) olan da bir çobandır ve sürüsünden sorumludur. Erkek, ailesinin çobanıdır ve sürüsünden sorumludur. Kadın, kocasının evinin ve çocuklarının çobanıdır ve sürüsünden sorumludur. Hizmetkar, efendisinin malının çobanıdır; o da sürüsünden sorumludur. Netice itibariyle hepiniz çobansınız ve sürünüzden sorumlusunuz” (Ebu Davud, Harac, 1) buyurmak suretiyle ailedeki görevlerin taksimini beyan etmiştir.

İlgili daha pek çok ayet ve hadis, kocanın eşinin mali ihtiyaçlarını karşılamakla mükellef olduğunu ayrıca, kadının da eşine karşı (masiyete itaat olmamak kaydıyla) itaatkar olması gerektiğini vurgulamaktadır. Aile fertlerinden hiçbiri yekdiğerine, genel ahlak ilkelerinde ve Allah’a karşı masiyet içeren talepler hususunda uymak durumunda değildir. Nitekim Hz. Peygamber “Allah’a isyanın bulunduğu durumlarda kula itaat edilmeyeceğini” ifade etmiştir. Buna göre, İslam toplumunda kadının, ailenin iç otokontrol mekanizmasını çalıştırması, eşine eşlik etmesi, şefkat ve muhabbet limanı olması istenmiştir.

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Nisan 2017 sayısında.