Sorumluluk Hissediyor muyuz?

Yardım dernekleri, vakıfları aracılığıyla yardımlarımız dünyanın öbür ucuna kadar gidebiliyor. Bu güzel bir şey fakat yardıma ihtiyacı olanın derdiyle dertlenmek hasletini ne yazık ki veremiyor insana.

DERYA ŞAHİN

Yardım dernekleri, vakıfları aracılığıyla yardımlarımız dünyanın öbür ucuna kadar gidebiliyor. Bu güzel bir şey fakat yardıma ihtiyacı olanın derdiyle dertlenmek hasletini ne yazık ki veremiyor insana. Kendi elinizle ulaştırdığınız bir yardım önce muhatabınızın halini hatırını sormak, incitmeden neye ihtiyacı olduğunu anlamaya çalışmak gibi pek çok güzel davranışın gelişmiş olmasını gerektiriyor çünkü. Aracı kurumlar tüm faydalarına rağmen bu noktada yetersiz kalıyor; zenginle fakirin, güçlüyle güçsüzün temasını kuramıyor; hasılı iki dünyayı bir araya getiremiyor. Bu nedenle yardım kuruluşlarına verdiğimiz desteklerin yanında çevremizde kimin neye ihtiyacı olabileceği sorusunu gündemimizden çıkarmamamız yani sorumluluk duygumuzu kaybetmememiz gerekiyor. Çünkü insan sorumluluk duygusu taşıdığı müddetçe çevresine faydalı, duyarlı; iyi ve iyiliği yaymaya çabalayan biri oluyor.

Bu ayki kapak dosyamızda da sorumluluk duygumuzun neden bu kadar önemli olduğu üzerinde durduk. Hatice Çalış’ın kaleme aldığı yazıda şirketlerin sosyal sorumluluk projelerinden kişilerin sosyal medya kullanımına pek çok başlıkta, eksik sorumluluk anlayışı masaya yatırılıyor. Sorumluluk duygusunun sadece toplumun faydası için değil insanın kendisi için de son derece önemli olduğu vurgulanıyor. Sorumluluğun sadece birine fayda sağlamak değil birine zararı dokunmamak şeklinde de anlaşılması gerektiğini anlatan bu yazı, kendimize pek çok soru sormamızı sağlayabilir.

Mart sayımızın Anne Baba Tutumları köşesinde yaşlılar ve çocukların ilişkisini işliyoruz. Dede ve nineleriyle büyümenin çocuklar üzerindeki etkilerinin anlatıldığı yazı Elif Özdemir tarafından kaleme alındı. Severek okuyacağınızı düşünüyoruz.

Allah’a emanet olun.

derya.sahin@semerkandaile.com