Sorumlu Olmazsan Sorun Olursun

Somut ve dünyevi hazların öncelendiği günümüzde bireylerin kişisel menfaatlerine katkısı olmayan konulara duyarlılıklarını yitirmeleri onları aynı zamanda sorumluluk duygusundan da uzaklaştırdı. Öte yandan normalleşen sorumsuz tavır ve davranışlar toplumda ahlaki ve hukuki birçok soruna temel teşkil ediyor.

Semerkand Aile Dergisi - Sorumlu Olmazsan Sorun Olursun
HATİCE ÇALIŞ

Alışveriş merkezinde sayısız giyim mağazası arasında dolaşırken kafamızın karıştığı çok olur. Böyle anlarda tek ihtiyacımız birinin gelip “Şunu al!” demesidir. Birden bazı giysilerin üzerindeki çiçek etiketi dikkatimizi çeker. Eğer çiçek etiketli ürünleri tercih edersek üretici firma kar’ının bir bölümünü eğitim çalışmalarına aktaracağını vurgulamaktadır. Alışverişimizle bir sosyal sorumluluk projesine katkıda bulunma fikri “Şunu al!” komutundan kuşkusuz daha cezbedicidir. “Etiketler neden tüm ürünlere değil de bazı ürünlere yerleştirilmiş?”, “Bu ürünlerin muadillerine kıyasla fiyat-kalite performansı ne durumda?” gibi önemli sorular ise sosyal sorumluluğun gölgesinde kaybolur gider.

Sosyal sorumluluk, içinde bulunduğumuz çağın çok yüzlü sözcüklerinden sadece biri. Şirketlerin kar odaklı ayakta kalma mücadelelerine bazen hukuka dayanarak sınırlar çizer. Çalışanlarına, müşterilere, ilişki kurulan finansal çevreye ve nihayetinde bütün topluma karşı yükümlülüklerini ifade eder. Bununla beraber şahısların da markalaştıkları ve imajlarını ürün olarak sundukları günümüzde artık sosyal sorumluluk kavramı yalnızca kurumsal yapılarla anılmıyor. Gezme, yeme-içme, giyinme gibi basit etkinlikleri “life-style” adı altında pazarlayan birçok kimsenin de çeşitli sosyal sorumluluk projelerine öncülük ettiklerini ve destek olduklarını görüyoruz.

İstisnaları her zaman olmakla birlikte gelinen noktada sosyal sorumluluk projeleri; kurumların ve kişilerin benzerleri arasında öne çıkmak, tanınırlığını artırmak ve toplumsal kabulü hızlandırıp kolaylaştırmak için kullandığı bir reklam aracına dönüşmüş durumda. Sosyal sorumluluk projelerinin bir diğer getirisi de katkıda bulunanlara sağladığı iç tatmin. Cep telefonundan yollanan ücretli bir yardım mesajı veya sosyal medya araçlarında duyurulan proje tanıtımları bireylerde topluma karşı vazifesini yerine getirmiş olma düşüncesini besliyor. Bu yöntemlerin kimi sosyal sorunların çözümüne yardımcı olduğu inkar edilemez. Bununla beraber resmin bütününe bakıldığında kolay yoldan sorumluluğunu yerine getirmiş olmak insanları toplumun çok daha köklü ve sürekli üzerinde durulması gereken meselelerine karşı duyarsız hale getiriyor.

Anlamı Yiten Kelimeler

Mahiyeti itibarıyla toplumun ihtiyaç ve meselelerine duyarlı olmayı gerektiren sosyal sorumluluk kavramının bu şekilde araçsallaştırılarak içinin boşaltılması; ilişkili başka kavramlara da zarar veriyor. Örneğin toplum menfaatini gerektiren konularda kazanç beklemeden iş görmeyi anlatan “fisebilillah” terimi günlük hayatımızda çok daha az yer almaya başladı.

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Mart 2017 sayısında