Misafir Bize Ne Getirir?

“Kul şu üç şeyden hesaba çekilmez: sahurda yediğinden, iftarda yediğinden ve kardeşleriyle birlikte yediğinden!” (Bezzar, Müsned, nr. 975)

Semerkand Aile Dergisi - Fıkıh
DR. HÜSEYİN OKUR

Gerek kültürümüzde gerek dinimizde misafir ağırlamak çok önemli bir yere sahiptir. Misafir bizde bütün yakınlarımızdan önce gelir. Hatta aile bireylerimizden bile… Misafir Allah’ın misafiridir.

Misafiri ağırlama, ona hürmet gösterme, ikramda bulunma bizi diğer toplumlardan ayıran en büyük özelliğimizdir. Bu haslet Ortadoğu’da da her toplumda görülen bir özellik olsa da hiçbiri Anadolu halkı kadar buna sahip çıkmamıştır.

Misafir kendi ikametgahı dışında kalan; evinden, vatanından, kendine yardımda bulunacak kişilerden, yakınlarından, eşinden dostundan ayrı kalan kişidir. İş, seyahat, ziyaret, ibadet vs. her ne maksatla olursa olsun, asıl vatanından (vatan-ı asli) ayrılan kişiye misafir denir. Haliyle kişinin vatanından ayrılması, onun pek çok zorlukla baş başa kalacağı anlamına da gelmektedir. Maddi zorluklardan öte her misafir gittiği yeni yerde bir endişe, bir huzursuzluk, bir merak içindedir. Yeni gittiği yerde hiç tanımadığı insanlar tarafından nasıl karşılanacağını bilememenin, eğer bir derdi varsa bunu anlatamamanın sıkıntısı içerisindedir. Bu da yabancı olmanın bir başka tanımıdır.

Misafire Sahip Çıkmak, Onu Ağırlamak Bir Şereftir

Bizim toplumumuzda ve dinimizde misafir kendisini hiçbir zaman yabancı hissetmez. Çünkü misafire sahip çıkmak, onu ağırlamak bir şereftir. Eskilerin bizlere anlattığına göre, köye bir misafir geldiği zaman herkes onu ağırlamak için bir yarış içine girermiş. Ve eğer misafir, sıra başkasında olduğu için onlara gelemediyse ağırlamak isteyenler çok üzülürmüş. Hatta bazen bu misafir ağırlama işi, “Ben ağırlayacağım, sen ağırlayacaksın” didişmesinden kırgınlıklara bile sebep olurmuş. 

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Mart 2017 sayısında.