Kudüs’te Kadın Olmak

Kudüs’te bizi derinden etkileyen bir başka şey de Kubbetü’s- Sahra’nın da olduğu Mescid-i Aksa bölgesinde, gönüllü olarak hizmet veren ve bu yakınlıkları sebebi ile “Murabıt” olarak isimlendirilen hanımlardı.

Semerkand Aile Dergisi -Kudüs’te Kadın Olmak
ZEYNEP ÖZEL

Geçen yıl, eşimin TVNet iftar programı için ramazanı Kudüs’te geçirmek nasip oldu. Üç semavi dinin kesişim noktası olan bu büyülü şehirde, Müslümanlar, Yahudiler ve Hristiyanlar iç içe yaşıyor. İftar programı çekimleri için mekanımız olan Zeytin Dağı’ndaki bir rahibe okulunun bahçesindeyiz. Böylece ilk tanıdığım Kudüslüler, rahibe okulunun kız öğrencileri oluyor. Kudüs’e özgü bir mucize ile her çekimden sonra, bu öğrenciler de Aksa’dan yankılanan akşam ezanları eşliğinde, iftar soframıza misafir oluyor.

Polonya’nın finanse ettiği bu okulun rahibe adayı öğrencileri de tıpkı diğer Arap gençleri gibi Türk dizilerini izliyor. Dolayısıyla bu diziler üzerinden bir Türk hayranlığı geliştirmiş durumdalar ve bu öğrencilerden birinin en büyük arzusu bir Türk genci ile evlenebilmek. Bir rahibe adayının hem de bir Türk genciyle evlenebilme arzusu, Kudüs’te hiçbir şeye şaşırmamamız gerektiğini bir kez daha anlamamıza neden oluyor. Hatta bu genç kız, olur da bir gün bir Türk’le evlenebilirim ihtimaline karşı Kur’an-ı Kerim okuyup anlamaya çalıştığını söylüyor.

Öğretmenleri rahibe kıyafeti giymekle birlikte, öğrenciler sivil giyiniyor. Aldıkları dini eğitimin yanında farklı meslekler de edinebiliyorlar. Eğitim sonunda rahibe olmak zorunda değiller yani.

Kudüs’te siyonistlerin ırkçı davranışlarından Hristiyan Araplar da muzdarip. Doğu Kudüs’te Müslüman Filistinliler, Batı Kudüs’te ise İsrailliler yaşıyor. Aralarında sadece bir cadde mesafe var. Buna rağmen eğer başörtülü bir şekilde Batı Kudüs’e geçerseniz, tehditkar bakışlara ya da farklı uygulamalara maruz kalabiliyorsunuz. Bu rahibe adayı arkadaşlar bile, Batı Kudüs’e geçtikleri zaman kocaman bir haç kolye takarak Hristiyan olduklarını vurgulama gereği duyuyorlar. Bu şartlarda dahi, Batı Kudüs’te ayrımcılığa tabi tutulabiliyorlar. Öyle ki bazı lokantaların girişinde, “Bu lokantada Araplar çalıştırılmıyor” ifadesine rastlanıyor.

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Mart 2017 sayısında