Savrulmalarımızın Sebebi Ruhsuz Biliş

Kimliğimizden, köklerimizden ve aslımızdan uzaklaştırıldık. Tarih, kültür ve medeniyet bilincini kaybedip, yeni şeyler söylemek, farklılaşmak adına kendi değerlerimize sorgulayıcı, şüpheci hatta saldırganca yaklaşmaya başladık.

Semerkand Aile Dergisi - Savrulmalarımızın Sebebi Ruhsuz Biliş
MEHMET ALİ ÖZKAN

“Annem, ahretlik ve kardeşleri ile toplanırlar, bilhassa Yunus Emre’den ilahiler, şiirler okurlardı. O tertemiz, o saf, o büyük değerleri sezen ve benimseyen seslerin bende büyük hakkı vardır. Bir tek şiirini bile yazılı olarak görmeden duyduğum Yunus Emre aşkı onun büyük mirasıdır. Mevlana’ya da o sayede erdim. Durur dinlerdik. Bu gönülden çağrı için benim ulaşamayacağım bir yerlere gideceklermiş hatta gitmişler sanırdım. Başka halleri de olurdu. ‘Adı güzel, kendi güzel Muhammed’e başladılar mı şevklenir, neşelenir, nurlanırlardı. Aklımız ermezdi elbette ama bir tohum çatlayacak, bir yerler yeşerecekmiş gibi gelirdi. Bu mısraların ve o seslerin yörüngesinde biçimlendirmeye çabaladığım rüyalar görürdüm.” (Tarık Buğra)

Asıl ve Merkez

İnsanlığın tarihsel süreci her zaman mutlak ve keskin bir çizgide seyretmemiştir; inişler çıkışlar, kayıplar kazanımlar, çöküşler yükselişler şeklinde tezahür etmiştir. Fakat buna rağmen edinilen terakkiler birikimle ve tecrübeyle kaydedilmiş, ilerlemedeki temel unsur bilginin ve haberin doğruluğuyla aynı oranda gerçekleşmiştir.

Söz konusu İslam medeniyeti olunca bu durum daha belirleyicidir. Zira merkeze alınan Kur’an ve Sünnet bir medeniyetin beslendiği temel referans olmuştur. Bu sayede kökleri derin, anlamı büyük bir hayat şekli kurulmuş; çizgisi ve değerleri olan güçlü bir uygarlık ortaya çıkmıştır.

İman, İslam ve ihsan hakikati üzerine bina edilen hayati denge; duygu, fikir ve nizam ile bütün halde medeniyet temellerini oluşturmuş, bu temellerin kökleri de tüm İslam halkını kuşatmıştır. Maddeye ve manaya yüklenilen anlamlar, Batı’nın meydana getirdiği savrulmalara rağmen tüm dünyaya müreffeh bir yaşam alanı tahsis etmiş; karışıklık, fitne, savaş gibi şeytani duyguları bertaraf etmiştir.

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Şubat 2017 sayısında