“Onlar Vurursa Sen de Vur Çocuğum…”

"Ver o oyuncağı yoksa seni döverim” diyen bir çocuğun tehditlerini çok ciddiye almayabilirsiniz. Taa ki kendi çocuğunuz başka zorbaların eline düşene kadar... Ya da bir zorba olarak kronik bir biçimde başkalarına zarar verene kadar...

Semerkand Aile Dergisi - Çocuğu Anlamak

“Ver o oyuncağı yoksa seni döverim” diyen bir çocuğun tehditlerini çok ciddiye almayabilirsiniz. Taa ki kendi çocuğunuz başka zorbaların eline düşene kadar… Ya da bir zorba olarak kronik bir biçimde başkalarına zarar verene kadar…

“Kimseye oyuncaklarını vermeyeceksin”, “Onlar vurursa sen de vur çocuğum” gibi komutlar çocukların zorbalık sponsoru olan anne babalara ait. Evet, ne yazık ki çocukları korumak adına olsa da bu tür laflar çocuklar için kafa karıştırıcıdır. Çünkü çocukların dünyası basittir: ya hep ya hiç. Aldığı komutu genele yayar. Bu tutum görünürde masumdur ama zamanla çocuğun zorbalık yapmasına izin veren davranışları beraberinde getirir. Çocuk kendi dünyasından başka bir dünyayı kabul edemez. İlerleyen yaşlarda bu, giderek akran zorbalığına varabilir hatta çocuğunuzu sosyal çevrede sevilmeyen zorba birine dönüştürebilir. Çünkü çocuk sadece kendi isteklerini önceler, kendi istediği gibi hareket edilmesini ister. Ergenlik dönemi ise akran zorbalığının en üst seviyelere ulaştığı bir dönemeç. Çocuk bu evrede ya ezilen ya da ezen olacaktır.

Bu durumun önünü almak için ne bir zorbaya karşı ezilmesine ne de kendisinin zorba olup başkalarını ezmesine yol açan durumları görmezlikten gelmemekle işe başlamalıyız. Nasıl mı? 

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Şubat 2017 sayısında