Duyarlı Çocuklar Daha Çok Ağlıyor

Belli bir yaşa kadar her çocuk ağlar ancak “duyarlı çocuklar” akranlarına göre daha çok ağlar. Karakteristik özellikleri sebebiyle her an, her şeye ağlamaya meyillidirler.

Semerkand Aile Dergisi - Duyarlı Çocuklar Daha Çok Ağlıyor
AYZIT ULUAT

Ağlamak çocukların doğasında olan gayet normal bir şeydir hatta küçük bebekler için tek iletişim şeklidir. Bebeklikten küçük çocukluğa geçerken ağlamanın sebepleri ve sıklıkları da farklılaşmaya başlar. Kimi çocuk derdini dili döndüğünce anlatıp destek görmek isterken kimisi kendini yerlere atıp ağlayarak isteklerini ve tepkisini belli eder. Çocuğun karakter yapısına göre değişiklik gösteren bu durum (fiziksel bir sıkıntı yoksa) normal bir süreçtir. Belli bir yaşa kadar her çocuk ağlar ancak “duyarlı çocuklar” akranlarına göre daha çok ağlar. Onlar için her şey ağlamaya sebep olabilir.

Küçük Olaylar Büyük Krizlere Neden Olabilir

Onlar çok kırılgan, nahif, ürkek yapıdadırlar. Çevrelerinde olup biteni çok daha derinden hissederler. Ayrıntılara düşkün kişilikleri vardır ve iyi bir algılama zekasına sahiptirler. Kendilerini tam anlamıyla güvende hissetmeleri zordur, o yüzden ebeveynlerine daha düşkün olurlar. Duygusal ve utangaç yapıda da olan bu çocuklar karakteristik özellikleri sebebiyle her an, her şeye ağlayabilirler. Onlar için ellerindeki oyuncaklarının düşmesi, içilen suyun yanlışlıkla dökülmesi, ayaklarının takılması, üstlerinin ıslanması ağlamak için uyarandır. Oyuncağını düşürdüğünde onu yerden almak yerine kendini yerlere atarak derhal ebeveyninin desteğini bekleyebilir. Bu durum onun huysuz, geçimsiz bir çocuk olmasından değil yapısı gereği olaylardan fazlaca etkilenmesinden kaynaklanır. Çocuğunu iyi takip edip tanıyan bir ebeveyn onun bu duyarlı karakter yapısını da kolayca analiz edebilir. Bu yüzden çok ağlayan bebekleri huysuz diye etiketlemek yerine altta yatan sebepleri iyi çözümlemek gerekir.

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Şubat 2017 sayısında