Benden Bir Şey Beklemeyin!

Ailelerin beklenti içinde oldukları konularda şunu hatırda tutmalarında yarar var: sorunlar bir günde oluşmadı, bir günde de çözülmeyecek…

Semerkand Aile Dergisi - Benden Bir Şey Beklemeyin!
HATİCE ÇALIŞ

Ergenlik dönemi uzun yıllara yayılır ve gençlerin baskın duygu ve davranışları yıllara göre değişiklik gösterir. Bir dönemde alınganlığıyla yüzleştiğiniz gencin bir başka dönemde agresifliğiyle baş etmek zorunda kalırsınız. Bazen çevresine karşı o kadar ilgisiz olur ki onunla ilgili kurduğunuz hayallerin suya düştüğüne inanmaya başlarsınız. Sizin geç kavuştuğunuz imkanların içine doğmuştur oysaki. Daha çalışkan, daha başarılı, daha uyumlu, daha kendini bilen biri olmalıdır. İmkanlarının kıymetini bilmelidir ve birçok konuda sizden ya da aynı imkana sahip olmayan akranlarından ileride olmalıdır.

İmkanlar ve sonuçlarıyla ilgili bu yıpratıcı kabuller konusunda ebeveynlerle hemfikir olmak neredeyse imkansız. Buradaki en temel sorunlardan biri çocuklarımızla ilişkimizi verdiklerimizle aldıklarımız arasındaki dengeye bağlıyor oluşumuzdur. Verilenlerin -özellikle maddi olanlarının- gündemde olması da ayrıca dikkate değer bir husustur. Bir diğer sorun kaynağı da ebeveyn olarak kendimize tanıdığımız sınırsız beklenti hakkı olsa gerek. Sınırsız beklenti sadece ebeveyn çocuk ilişkisine değil karı koca, arkadaş, öğretmen öğrenci ve komşu gibi her tür insan ilişkisine zarar veren bir unsurdur. Tarafların beklentileri arttıkça ilişkiden memnun kalma seviyeleri düşer ve çatışmalar kaçınılmaz hale gelir.

Beklentilerinizle Baş Edemiyorum

Olgun ve sorumluluk sahibi olduğunu düşündüğüm bir öğrencimin annesiyle kuvvetli fikir ayrılıkları vardı. Herkesle iyi anlaşan bu gencin annesiyle arasındaki sorunun kaynağını bulmak kolay değildi. Neyse ki anneyle bir defa karşılaşıp sohbet etme imkanı buldum ve sorun hakkında bir ipucu yakaladım. Kızının hocaları gibi olmasını istiyordu ve onu birçok konuda yeterli bulmuyordu. Anneye göre evet kızı yaşıtlarına kıyasla iyi durumdaydı ama yeterince iyi değildi. Kızından ilginç bir “yeterlilik” beklentisi vardı. Yeterince ibadet etmesi, yeterince söz dinlemesi ve diğer birçok şeyi yeterince yapması gibi… Görünen o ki annenin belirlediği hedef hoca hanımlardı ve kızının gidilecek daha çok yolu vardı. Öğrencim ise kendi yönelimlerinin farkındaydı ve haklı olarak herhangi birine benzemek istemiyordu.

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Şubat 2017 sayısında