Kavganın Anatomisi-II

Kavga, dövüş durumları erkekler için ergenliklerinden itibaren onur ve gurur meselesi olagelmiştir. Nitekim birçoğu aklı ermeye başlayınca gerek geleneksel gerekse uzak doğu dövüş sporlarına merak sarar.

Semerkand Aile Dergisi - Kavganın Anatomisi-II
AYŞENUR  USLU

Bırakın ayı, yıl geçti neredeyse sevgili okurlarımız ama tekrar kavuştuk çok şükür… Eskiden değişen yıllar “büyümek”ti ve mutluluk verirdi, uzun zamandır ise yaş ala ala yaşlanmak anlamına geldiğinden naşi yılın son ayında bendenizin ruhu kararır, gönlü şişer… Allah hepimizin ömrüne bereket ve sağlık versin inşallah…

Bu son derece iç karartıcı girişten sonra gelelim aralık ayından yarım kalan konumuza… Geçen ay erkeklerin kavgaya giriş konusunu irdelemiştik. Bu ay ise konumuz, kavga sonrasında vakayı anlatım şekilleri…

Kavga, dövüş durumları erkekler için ergenliklerinden itibaren onur ve gurur meselesi olagelmiştir. Nitekim birçoğu aklı ermeye başlayınca gerek geleneksel gerekse Uzak Doğu dövüş sporlarına merak sarar. Bundan dolayıdır ki özellikle lise çağlarındaki oğullarını evlerinde ellerinde tentürdiyot ve pamukla bekleyen anneler bilirim.

Kavga dağıldıktan sonra herkes kendi mekanına döndüğünde bu sefer kavganın kritiği başlar. Özellikle olay yerinde bulunmayanlar en sevilen kitledir zira anlatılana inanacaklardır. İşte, olayı aksettirme çeşitleri:

Düştüm: Yaygın ancak hiç de ikna edici olmayan bir ifadedir. Son derece hafif geçmiş bir kavga sonrası kullanılır. Bunu diyen kişinin muhtemelen birkaç düğmesi kopmuştun ve üzerinde biraz toz, kir vardır. Söylenilen kişi ya da kişiler olayın bal gibi de kavga olduğunu anlar ama hem hasar olmaması hem de söyleyen kişinin gururunun kırılmaması amacıyla bu ifadeyi didikleme yoluna gitmezler. Konu hızla kapanır, hayat devam eder.

Aynı sözün bir diğer kullanımı ise çok farklı içeriktedir. Ettiği kavgayı önemsemeyen ve “Düştüm” demekle geçiştiren bu kişi aslında karşısındakini hacamat etmiş sıkı bir dövüşçüdür.

Bütün Gücümü Kullanmadım: Kavga sonrası az hasarla dönmüş er kişinin durumu anlatma cümlesidir. Karşı tarafta da aşağı yukarı kendisi kadar hasar vardır. Aslında her iki taraf da birbiriyle eşit güçtedirler. Olay hafif morluklar ve belki dudak patlamasıyla son bulmuş ufak çaplı bir kavgadır.

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Ocak 2017 sayısında.