Bitmeyen Ergenlik Büyüyemeyen Çocuklar!

Kırk yaşına gelmiş evladına “çocuk” gözüyle bakan ve hala onu koruyup kollama refleksi gösteren ailelerin var olduğu bir toplumda koca koca insanların “ergen” gibi davranmaları da aslında çok garip değil.

Semerkand Aile Dergisi - Bitmeyen Ergenlik Büyüyemeyen Çocuklar!
GÜLCAN TEZCAN

“Bir kişi kaç yaşına gelirse gelsin anne babasının gözünde hala çocuktur” cümlesi toplumumuzda en yaygın ebeveyn kabullerinden biri. Kırk yaşına gelmiş evladına “çocuk” gözüyle bakan ve hala onu koruyup kollama refleksi gösteren ailelerin var olduğu bir toplumda koca koca insanların “ergen” gibi davranmaları da aslında çok garip değil. Çocuklarına kol kanat germe konusunda sınır tanımayan anne babaların bu tutumları sebebiyle kendi kanatları ile uçma becerisini kolay kolay edinemeyen bireyler yaşları ilerlese de olgunlaşamıyorlar.

Hep çocukluklarındaki gibi ailelerinin kendilerini koruyup kollayacağını düşünen bireyler dünyanın kendileri etrafında döndüğüne inanmaya devam ediyorlar. Desteklenmeye, korunup kollanmaya alışkın bu insanlar hem meslek hem aile hayatlarında sağlıklı ilişkiler kuramıyorlar. Evlendiklerinde sorumluluk almaktan kaçınıyor, iş hayatlarında her şeyin kendileri için kolaylaştırılmasını bekliyorlar.

1980’lerde “Her şeyden çabuk sıkılan, kolay motive olamayan ve kendini her şeyi hak ediyor gibi gören ve hayattaki en önemli derdi keyif almak olan çocuklar” olarak tanımlanan X nesli farklı jenerasyonlara evrilse de özünde ergenlikten çıkamamış yetişkinler şeklinde varlığını sürdürüyor bir bakıma. Psikolojik Danışman Filiz Baysal’la “olgunlaşamama” halinin, “bitmeyen ergenlik” durumunun nedenlerini konuşmaya çalıştık.

“Ben Kimim” Sorusunun Sorulduğu Dönem: Ergenlik

Üzerine çokça konuşulan ergenliğin ne anlama geldiğini sorduk öncelikle Filiz Baysal’a. Sorumuza, “İnsan hayatının beş ana dönemi: bebeklik, çocukluk, ergenlik, yetişkinlik ve yaşlılık. Tüm dönemlerde dönemin özelliklerine göre insanın bedensel, ruhsal ve sosyal olarak değişip büyüdüğünü görebiliriz. Ergenlik yetişkinliğe geçiş dönemidir ve bedensel değişimle başlar. Cinsel kimlik bedensel ve ruhsal değişimle birlikte netleşir. Fizyolojik hormon savaşları, psikolojik açıdan kişilik savaşlarının verildiği ergenlik dönemi; bireylerin ‘Ben kimim?’ sorusunun cevabını aradığı bir dönem de aynı zamanda” şeklinde cevap veren Baysal, ergenlik çağının en belirgin özelliklerini şöyle sıraladı:

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Ocak 2017 sayısında.