Bir Gün Yeniden Şen Olasın Halep Şehri

Takvimler 1516 yılının 24 Ağustos’unu gösterdiğinde Yavuz Sultan Selim Halep’e giriyordu. Halep’e Osmanlı’nın adaletini, imaretini, muhafazasını getiriyordu. Ahalisi Osmanlı’yı davet etmişti, kendi rızasıyla Osmanlı idaresini tercih etmişti.

Semerkand Aile Dergisi - Söylemesem Olmaz
ELİFE ATEŞ

Takvimler 1516 yılının 24 Ağustos’unu gösterdiğinde Yavuz Sultan Selim Halep’e giriyordu. Halep’e Osmanlı’nın adaletini, imaretini, muhafazasını getiriyordu. Ahalisi Osmanlı’yı davet etmişti, kendi rızasıyla Osmanlı idaresini tercih etmişti. Bu tercihle dört asır Osmanlı’nın kanatları altında kalacak, dört asır Osmanlı ile mamur olacaktı. Halep Halep olalı böyle itibar görmemişti, belki de bir daha göremeyecekti…

Osmanlı’nın “Akça Halep”i

Osmanlı zamanında Halep’e; Halep, Şehba, Halebü’ş-Şehba da denirdi. Halep “süt, süt sağma” anlamlarına gelirken “şehba” ise ak, kırçıl manasındadır. Halep evleri, konakları ve çeşitli imaretleri “kayşani” denilen sarımsı beyaz taştan yapıldığı için bu ismi aldığı rivayetler arasındadır.

Bir başka rivayeti de Evliya Çelebi aktarmaktadır. Hz. İbrahim (a.s.) Mekke’ye gitmezden evvel Halep’te sütçülük yapmaktadır. “Sevrü’ş-Şehb” (beyaz inek) isminde bir ineği vardır. Bu beyaz inek sebebiyle şehre “Halebü’ş-Şehba” dendiği rivayet edilir.

Hz. İbrahim (a.s) ineğinden sağdığı sütü fakirlere dağıtmak için iç kaledeki caminin “Makam-ı İbrahim” denilen minberinin altındaki taş tekneye doldururmuş. Halka ne kadar dağıtsa da Allah’ın izniyle ve “bereket-i Halilullah” ile süt hiç eksilmezmiş. Hatta Yavuz’un Suriye’yi fethettiği Mercidabık Savaşı esnasında da sütün tekneden taştığı, iç kaleden aşağı hendeğe doğru sel gibi aktığı fakat Yavuz şehri fethedince sütün durulduğu şeklinde rivayetler vardır.

Osmanlı’nın “Akça Halep”ine bugün bombalar yağmakta, öz yurtlarının sütünü dahi içmek ahalisine nasip olmamakta. Yıllar evvel Nabi’nin yazdığı şu dizeler bugünün Haleplilerini anlatır gibi:

Nakl itti Ruma (Anadolu’ya) kısmetümüz daye-i kadir

Şehba’da şimdi nuş edecek şir kalmadı. (Nabi)

“Sütümüzü veren Kadir Allah rızkımızı Anadolu’ya gönderdiği için Halep’te şimdi bizim için içecek süt kalmadı.”

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Ocak 2017 sayısında.