Anadolu Bacıları “Eşine, İşine, Aşına Sahip Ol”

Fakiregan veya Bacıyan-ı Rum denilen Anadolu Bacıları. El emeği hizmetleriyle, Moğollara karşı mücadeleleriyle Anadolu’nun Türkleşmesine ve İslamlaşmasına katkı sağlayan el ve gönül birliğini temsil ederler.

Semerkand Aile Dergisi - Evvel Zaman
HURİYE KARNAP 

Kadın her yerde kadındır ama Anadolu’da hiçbir yerde olmadığı kadar anadır, yardır, gelindir, bacıdır. Acısıyla, faziletiyle, diğerkamlığıyla, merhametiyle, cesaretiyle düşer de dile türkü olur, efsane olur, şiir olur, ağıt olur hatta kayda değer tarih olur. Böyledir işte Selçuklu döneminde Fakiregan veya Bacıyan-ı Rum denilen Anadolu Bacıları. El emeği hizmetleriyle, Moğollara karşı mücadeleleriyle Anadolu’nun Türkleşmesine ve İslamlaşmasına katkı sağlayan el ve gönül birliğini temsil ederler.

Önce Ahilik

XII. yüzyılda Anadolu’ya göç yoluyla gelen tasavvuf büyükleri arasında; Mevlana Celaleddin-i Rumi, Hacı Bektaş-ı Veli, Necmeddin-i Daye, İbnü’l-Arabi gibi Ahi Evran ve Evhadüddin-i Kirmani de vardı. Asıl adı Nasuriddin Mahmut b. Ahmed el-Hoyi olan Ahi Evran 1205 yılında hocası Evhadüddin-i Kirmani ile birlikte Anadolu’ya gelerek Kayseri’ye yerleşmiş ve burada bir debbağ faaliyeti (dericilik) atölyesi kurmuştu.

Toplumun mutluluk ve refahı için bütün sanat kollarının gerekli olduğunu düşünen Ahi Evran şöyle diyordu: “İnsanın (toplumun) ihtiyaç duyacağı bütün sanat kollarının yaşatılması gerekir. O halde toplumun bir kesiminin sanatlara yönlendirilmesi ve her birinin belli bir sanatla meşgul olması gerekir ki toplumun ihtiyacı görülebilsin.”

Ahi Evran’ın bu düşüncelerini uygulamaya dökmesiyle de Ahilik Teşkilatı ortaya çıkmış oldu.

Ahiler ve Bacılar

Evhadüddin-i Kirmani kızı Fatma Hatun’u en yakın talebesi ve önde gelen halifesi Ahi Evran ile evlendirince aralarındaki mürşit-mürit ilişkisi damat-kayınpeder yakınlığını da içine aldı. Akabinde Ahilerin oluşturduğu esnaf ve sanatkarlık faaliyetlerine Fatma Hatun önderliğinde hanımların el sanatları da iştirak etmeye başladı. Fatma Hatun, “Kadın Ana, Kutlu Melek, Fatma Nuriye” de denilen, erenlerin ve dervişlerin saygı duyduğu bir hanımdı.

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Ocak 2017 sayısında.